Namaza Başlarken Müezzin Ne Okur? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Maneviyat Analizi Bazen bir caminin avlusuna girerken duyduğumuz o tanıdık ses, dünyanın her yerinde aynı duyguyu uyandırır: huzur, davet ve birlik. Fakat bu ses —müezzinin sesi— her toplumda farklı bir tınıyla yankılanır. Bugün “Namaza başlarken müezzin ne okur?” sorusunu sadece bir dinî merak olarak değil, aynı zamanda kültürler arası bir yolculuk olarak ele alalım. Çünkü bu sorunun cevabı, hem evrensel hem yerel bir hikâyeyi içinde taşır. Müezzin, namaza başlamadan önce kâmet getirir. Kâmet, ezanın kısa bir versiyonudur ve “Namaz başlamak üzeredir” anlamına gelir. Ezanla aynı cümleleri içerir fakat iki kez…
Yorum BırakGünlük Çizgiler Yazılar
Güneşlik Nasıl Yıkanır? Temizlikten Ritüele Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak her defasında aynı soruya dönerim: İnsan, gündelik eylemlerini neden bu kadar özenle anlamlandırır? Temizlik, birçok kültürde yalnızca hijyenin değil, kimliğin, aidiyetin ve düzenin sembolüdür. “Güneşlik nasıl yıkanır?” gibi sıradan bir soru bile, farklı toplumların dünyayı algılama biçimini anlamak için eşsiz bir kapı aralar. Çünkü her kültür, temizliği yalnızca fiziksel bir edim olarak değil, ruhsal ve toplumsal bir ritüel olarak yaşar. Temizlik Bir Ritüel midir? Antropolojik açıdan temizlik, bir tür yeniden doğuş eylemidir. Tozu silmek, kiri arındırmak ya da suyla dokunmak; hepsi birer sembolik yeniden başlama biçimidir. Bir Japon evinde…
Yorum BırakKaplama Kağıdı Ne Demek? Farklı Bakış Açılarıyla Basit Bir Nesnenin Derin Anlamı Bazı kavramlar vardır ki, yüzeyde sıradan görünür ama derinlere indikçe hayatın farklı alanlarına dokunur. “Kaplama kağıdı” da işte bu kavramlardan biri. Kimine göre sadece bir mobilya malzemesidir, kimine göre ise mekânlara anlam, sıcaklık ve karakter katan küçük bir dokunuş. Peki, gerçekten kaplama kağıdı ne demek? Bu soruya tek bir cevap vermek mümkün mü? Gelin, farklı bakış açılarını yan yana koyarak bu sıradan gibi görünen terimi birlikte keşfedelim. Kaplama Kağıdının Teknik Anlamı: Nesnel ve Veri Odaklı Yaklaşım Erkeklerin çoğunlukla benimsediği objektif ve çözüm odaklı bakış açısıyla başlayalım. Teknik olarak…
6 YorumKanıksama Ne Demektir? TDK Tanımıyla Bir Hikaye Bir Zamanlar Bir Çift Vardı… Bir zamanlar, yaşamları birbirinden farklı iki insan vardı: Selim ve Elif. Onlar, tamamen farklı dünyaların insanlarıydı; ancak bir araya geldiklerinde, aralarındaki farklar aslında onları birbirine daha da yakınlaştırıyordu. Selim, her zaman çözüm odaklı ve pratik bir insandı. Zorluklar karşısında hemen bir plan yapar, çözüm üretirdi. Elif ise duygusal zekasıyla tanınan, insanları anlayan ve onlara empatiyle yaklaşan biriydi. Onun için her sorun, bir insanın yaşadığı derinliklere inmekle çözülürdü. Bir gün, Selim ve Elif, uzun süredir görmedikleri bir arkadaşlarını ziyarete gittiler. Arkadaşları, her şeyin yolunda gittiğini ancak bir süredir hayatındaki…
6 YorumBir Psikoloğun Merceğinden: “Zehir” ve “Panzehir”in İnsan Ruhundaki Dansı Bir psikolog olarak her gün insan davranışlarının karmaşık ağını çözmeye çalışırken şunu fark ederim: Her insanın içinde hem zehir hem de panzehir vardır. Bu iki kavram, yalnızca biyolojik ya da kimyasal değil, aynı zamanda psikolojik bir dengeyi temsil eder. Birinde yıkıcı duygular, diğerinde iyileştirici içsel mekanizmalar gizlidir. Peki, ruhsal anlamda zehir ve panzehir neyi ifade eder? Zehir ve Panzehir Nedir? Psikolojik Bir Tanımlama Psikolojide “zehir” kavramı, kişinin zihinsel ve duygusal dengesini bozan düşünce, inanç ya da davranış örüntülerini simgeler. Kıskançlık, öfke, suçluluk, değersizlik duygusu… Tüm bu duygular, bilinçaltında birer damla zehir…
6 YorumKan Grubu Belli Olmayan Hastaya Hangi Kan Verilir? Bilimin Işığında Merak Uyandıran Bir Yolculuk Hastanelerin acil servislerinde zaman zaman saniyelerin bile hayati önem taşıdığı anlar yaşanır. İşte tam da bu kritik anlarda, en önemli sorulardan biri şudur: “Kan grubu henüz belirlenemeyen bir hastaya hangi kan verilir?” Bu soru, tıbbın ve immünolojinin kesişim noktasında duran, hem pratik hem de hayati bir meseledir. Gelin bu konuyu bilimsel bir merakla, ama herkesin anlayabileceği bir dille birlikte keşfedelim. Kan Gruplarının Temelleri: A, B, AB ve O Arasındaki Fark Ne? Kan grupları, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan antijen adı verilen proteinlerin varlığına veya yokluğuna göre…
6 YorumSıfat Tamlaması Nasıl Bulunur? Antropolojik Bir Bakış Açısı Antropoloji, insan kültürlerini ve topluluklarını anlamaya yönelik bir bilim dalıdır. Her kültürün kendine özgü ritüelleri, semboller, topluluk yapıları ve kimlikleri vardır. Bu çeşitlilik, dilin yapısını da etkiler. Dil, sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumların dünyayı nasıl algıladıklarını, değerlerini ve normlarını nasıl şekillendirdiklerini yansıtan bir aynadır. Bugün, dildeki en temel yapısal öğelerden birini inceleyeceğiz: sıfat tamlaması. Ancak bunu yaparken, dilin sadece bir araç olmadığını, toplumların kimliklerini ve kültürel ritüellerini nasıl taşıdığını ve oluşturduğunu göz önünde bulundurarak, sıfat tamlamasını antropolojik bir bakış açısıyla keşfedeceğiz. Kültürlerin dil aracılığıyla nasıl şekillendiğini anlamak, sadece dil bilgisi…
6 YorumKamu İşçisi Kimleri Kapsar? Farklı Bakış Açılarıyla Bir Tartışma Kamu işçisi kavramı, Türkiye’de yıllardır hem hukuki hem de toplumsal anlamda tartışılan bir konu. Ben, meseleleri farklı açılardan görmeyi seven biri olarak, bu yazıda sadece tanımlarla yetinmek yerine, “kamu işçisi kimdir, kim değildir” sorusuna hem erkeklerin analitik bakış açısından hem de kadınların toplumsal duyarlılığıyla yaklaşmak istiyorum. Çünkü bazen aynı kavram, farklı gözlerle bakıldığında bambaşka anlamlar kazanıyor. Kamu İşçisi Nedir, Kimleri Kapsar? Öncelikle temel tanımıyla başlayalım. Kamu işçisi, kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışan kişilerdir. Bu kişiler, devlet memuru değildir; yani 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamına…
12 YorumSibernetik Nedir, Felsefede Ne Söyler?: Geri Beslemenin Düşünceye Açtığı Kapı Sibernetik, en yalın tanımıyla, canlı ya da yapay bütün sistemlerde iletişim, denetim ve geri besleme süreçlerini inceleyen disiplinlerarası bir düşünme tarzıdır. Felsefe açısından sibernetik, neden–sonuç çizgisel zincirlerine sığmayan, çevrimsel nedenlilik (circular causality) sayesinde akışı, uyumu ve kendini düzenlemeyi (homeostasis) kavramamıza yardım eder. Bunu yaparken yalnızca makineleri değil; zihin, toplum, ekonomi ve ekosistemleri de “sistem” olarak birlikte düşünmeye çağırır. Tarihsel Arka Plan: Kaptanın Dümeni ve Bilginin Dolaşımı Sözcüğün kökü Yunanca kybernētēs (dümen tutan, kılavuz) terimine uzanır. Modern anlamıyla sibernetik, II. Dünya Savaşı sonrası Norbert Wiener’in radar, hedefleme ve otomatik denetim çalışmalarıyla…
12 YorumGüle Oynaya Camiye Gel Ne Zaman Bitecek? Bir Psikoloğun Meraklı Merceğinden Bir psikolog olarak insan davranışlarını gözlemlerken en çok ilgimi çeken şey, ritüellerin ve alışkanlıkların duygusal yönleridir. “Güle oynaya camiye gel” gibi bir söylem, yalnızca dini bir davet değil; toplumsal aidiyetin, içsel motivasyonun ve bilişsel çelişkilerin iç içe geçtiği bir çağrıdır. Peki bu çağrı ne zaman bitecek? Belki de soru, bitip bitmeyeceği değil, insanın buna nasıl tepki verdiğidir. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Davranışın Anlam Haritası İnsanın davranışlarını anlamak, önce onun bilişsel şemalarını çözmekten geçer. “Güle oynaya camiye gel” ifadesi, dışsal bir yönlendirme gibi görünse de aslında içsel bir çağrıyı tetikler. Dindarlık…
Yorum Bırak