Psikoloji Şemaları Nelerdir? Güçlü Yönler, Zayıf Yönler ve Kafamıza Takılan Sorular
Şimdi gelin, psikoloji şemalarına bakalım. Ne var bunda? Niye bu kadar popüler? Şemalar, psikolojinin sanki “her şeyin bir şeması var” gibi bakılmasına yol açıyor. İnsanın zihni, hepimizin kafasında bir çeşit şema oluşturur. Hani derler ya, “Şu kişi şunu yapar, çünkü şema böyle diyor.” Psikoloji şemaları, işte bu tarz mantıklı gibi görünen ama aslında çoğu zaman bizi yanlış yöne sürükleyen yapılar olabilir. Ama ben buna katılmıyorum! Kimse bana şema gibi bir şeyle hayatımı açıklayamaz.
Psikoloji Şemaları Ne Demek? Bir Anlam Arayışı
Şemalar, aslında çok basit bir mantıkla başlar: İnsanlar, geçmişteki deneyimlerini ve algılarını bir araya getirip bir “şema” oluşturur. Yani, insanlar dünyayı nasıl gördüklerini, neyi doğru neyi yanlış kabul ettiklerini içselleştirir. Bir bakıma her birimiz birer yazar, kendi hikayemizi yazıyoruz. Tabii bazen, farkında olmadan hikayemizi başkalarının kaleminden yazdırıyoruz. Mesela, “Ben asla sevilemem” diyen biri, o şemayı yıllar içinde zihninde kurgulamış olabilir. Bu şemalar da bizi çoğunlukla kalıplara sokar. Sıkıcı değil mi?
Şemalar, düşünce kalıplarımızı belirler. Şimdi, bu kadar basit anlatınca sanki hepsi çok anlamlı gibi geliyor ama bazen o kadar karmaşık bir hâl alabiliyorlar ki, ‘Acaba bu bana gerçekten mi ait?’ sorusunu sormadan edemiyorsunuz. İnsanların çoğu, bu şemalar yüzünden hayatlarını aşırı derecede kısıtlı bir şekilde yaşıyor. Yani, şema diye bir şey var, ama sürekli bununla mı yaşamalıyız? Bu da başka bir soru.
Psikoloji Şemalarının Güçlü Yönleri
Peki, psikoloji şemalarının gerçekten işe yaradığı noktalar var mı? Evet, olabilir. Mesela, kendimizi anlamaya çalıştığımızda, geçmişteki kalıpları fark etmek bize fayda sağlayabilir. Bir insanın sürekli “ben başarısızım” gibi bir şemaya sahip olması, o kişinin hayatına bakışını etkiler. Eğer kişi, bu kalıp nedeniyle “başarısız” olduğunu düşünüyorsa, öncelikle bu şemayı kırmak gerekir. Burada şemalar, kişi için farkındalık yaratabilir ve değişim yolunda bir ilk adım olabilir. Ama bana kalırsa, her zaman olayın sadece şemaya indirgenmesi de doğru değil. İnsan psikolojisi o kadar kompleks ki, bazen tek bir şema, her şeyin özeti olamaz.
Bir başka güçlü yönü de, şemaların terapötik süreçlerde kullanılmasıdır. Şemalar, özellikle şema terapi gibi bir yaklaşımda, bireyin olumsuz düşünce kalıplarını yeniden yapılandırmasına yardımcı olabilir. Bir nevi, “yaşanmışlıklar” üzerinden kişiyi yeniden şekillendiriyorlar. Bu, tabii ki faydalı olabilir. Eğer bir kişi sürekli olumsuz bir şemaya sahipse, terapist bu kalıbı değiştirmek için çaba sarf eder. Ama burada da bir soru aklıma geliyor: “Peki, şemalar ne kadar değişebilir?” Ya da daha doğrusu, “Herkesin şeması gerçekten değişebilir mi?” Bence bazen, bazı şemalar bir şekilde sabit kalır ve kişi bunları değiştiremeyebilir.
Psikoloji Şemalarının Zayıf Yönleri
Gelgelelim, işin karanlık tarafına! Şemalar, her zaman hayatı anlamaya çalışırken yolumuza çıkabilir. Çünkü şemalar bazen öyle güçlü bir şekilde yerleşir ki, onları değiştirmek neredeyse imkansız hale gelir. Bir insan, yıllar boyunca yanlış bir şemaya sahip olmuşsa, bu şemayı değiştirmek kolay olmaz. İnsanlar bazen bu kalıplara o kadar sıkı sıkıya bağlıdır ki, kendilerine yeni bir kimlik yaratmak, eski şemalarla başa çıkmak gibi bir çaba içerisine girmezler.
Bununla birlikte, psikoloji şemaları bazen insanı etiketlemeye de yol açabilir. Hani şu “Öncelikle kendini tanı” diyenlerden bir türlü kurtulamazsınız ya, işte şemalar da bazen buna sebep olabilir. Bir şemaya sahip olduğunda, sanki sadece o kalıpla sınırlıymışsınız gibi bir hisse kapılabilirsiniz. Ve burada bir tuhaflık var; şemalar zamanla sizi bir tür “etiket” gibi tanımlamaya başlayabilir. “Ben işte şemada böyleyim, tamam” demek, her zaman sağlıklı bir yaklaşım değil. Çünkü insan sadece bir şemadan ibaret olamaz.
Psikoloji Şemaları ve Toplum
Şemaların toplumda nasıl bir etkisi olduğunu hiç düşündünüz mü? Mesela, bir toplumun genelinde “Kadınlar her zaman duygusal olmalıdır” gibi bir şema varsa, bu, tüm kadınları bir kalıba sokar. Oysa gerçek hayat, şemaların bize sunduğu basit çözümlerden çok daha karmaşıktır. İnsanlar, başkalarının kalıplarıyla yaşamaktan yorulmuş durumda. Bir noktada, “Benim şemam bana ait değil” diye isyan edebilirsiniz.
Peki, toplumda insanların şemalarının bu kadar baskın olmasından kimler faydalanıyor? Büyük şirketler, medya, reklam sektörü… Şemalar üzerinden insanları yönlendirebilirler. Yani şemalar sadece bireylerin iç dünyasında değil, dış dünyada da bir kontrol mekanizması olabilir.
Sonuç Olarak
Psikoloji şemaları, hayatı kolaylaştıran ama aynı zamanda sınırlayan yapılar olabilir. Güçlü yönleri var, evet; ama zayıf yönleri de çoğu zaman göz ardı edilemiyor. Bir noktada, şemaların üzerine gitmek önemli. Çünkü hayat sadece “şema”lardan ibaret değil. İnsanlar, sürekli olarak kendilerini ve çevrelerini keşfetmeli, şemaların ötesine geçebilmelidir. Eğer kendinizi bir şemaya sıkıştırmak isterseniz, sorun değil ama şunu unutmayın: Hayat aslında çok daha büyük bir oyun.