Herkese merhaba! Bugün Insaatakkaya olarak sizlere “Kabak çekirdeği kilo verdirir mi” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz.
Kabak çekirdeği kilo verdirir mi? Kayseri’de başlayan bir iç hesaplaşma
Önerdiğimiz İçerik: Kaanın motorunu kim yapıyor ?
Kayseri’nin kışı her zaman biraz sert olur. Rüzgâr yüzüne çarparken sadece soğuğu değil, insanın içini de bir şeyler kemirir. Ben 25 yaşındayım. Günlük tutmayı alışkanlık haline getirmiş biriyim; bazen yazdıklarım kimsenin okumayacağı satırlar olsa da, içimde birikeni kâğıda dökmeden duramam.
Son zamanlarda defterimin kenarlarına sık sık aynı soru düşüyor: “Kabak çekirdeği kilo verdirir mi?”
Bunu yazarken bile gülümsüyorum çünkü aslında mesele sadece kabak çekirdeği değil. Mesele benim kendimle olan kavganın küçük bir parçası.
—
Geceyle gelen alışkanlık
Gece olduğunda ev sessizleşiyor. Kayseri’nin o tipik sert rüzgârı pencereye vururken ben koltuğa çöküyorum. Telefon elimde, bir yandan sosyal medyada kayboluyorum, bir yandan da mutfaktan getirdiğim küçük kase kabak çekirdeğini çıtlatıyorum.
İlk başta masum bir şey gibi gelmişti. “Bir avuçtan bir şey olmaz” demiştim kendime. Ama sonra o avuçlar büyüdü. Film izlerken, ders çalışırken, hatta bazen hiçbir şey yapmazken bile elim otomatik olarak o kaseye gidiyordu.
Ve bir gece, aynaya bakarken kendime dürüst bir soru sordum: Kabak çekirdeği kilo verdirir mi, yoksa ben kendimi mi kandırıyorum?
O an içimde hafif bir hayal kırıklığı hissettim. Çünkü cevabı aslında biliyordum ama kabul etmek istemiyordum.
—
Defterime düşen ilk not
O gece günlüğüme şunu yazdım:
“Bugün yine kabak çekirdeği yedim. Çok değil gibi geliyor ama her gün olunca ‘çok’ oluyor. Kendime kızıyorum ama bırakamıyorum. Acaba bu küçük alışkanlık kilo vermemi engelliyor mu?”
Yazarken içimde bir umut vardı. Belki de sadece kabak çekirdeğiyle ilgili bir yanlış anlamadır diye düşündüm. İnternette araştırdım. Kimisi “tok tutar” diyordu, kimisi “kalorisi yüksek” diyordu.
Ve ben o karmaşanın içinde daha da çok kayboldum.
—
Kabak çekirdeği kilo verdirir mi? Gerçeklerle yüzleşme
Zaman geçtikçe şunu fark ettim: Kabak çekirdeği tek başına bir düşman değil. Hatta doğru miktarda tüketildiğinde faydalı bile olabilir. Ama benim hikâyemde mesele miktardı, kontrolsüzlüktü.
Her gece “biraz daha” diyerek devam etmemdi.
Bir gün spor salonuna yazıldım. İçimde garip bir heyecan vardı. Sanki hayatım bir anda değişecekti. Koşu bandında ilk adımımı atarken kendime şunu söyledim:
“Bu kez olacak. Bu kez bırakacağım o gereksiz alışkanlıkları.”
Ama akşam eve döndüğümde, yine o kase oradaydı.
Ve işte o an, içimde küçük bir kırılma oldu. Hayal kırıklığı sessizce oturdu içime.
—
Kayseri sokaklarında yürürken düşünmek
Bir akşam, Erciyes’in soğuğu yüzüme vururken yürüyüşe çıktım. Kulaklığımda hafif bir müzik, cebimde ellerim, aklımda tek bir soru vardı:
Kabak çekirdeği kilo verdirir mi, yoksa ben mi her şeyi yanlış yapıyorum?
Yolda yürürken insanların yüzlerine baktım. Kimse benim içimdeki bu küçük savaşı bilmiyordu. Herkes kendi hayatının içinde kaybolmuştu.
O an fark ettim ki aslında mesele kabak çekirdeği değildi. Mesele benim kendime verdiğim sözleri tutamıyor oluşumdu.
Bu düşünce içimi biraz acıttı ama aynı zamanda beni uyandırdı.
—
Umutla başlayan değişim
Ertesi gün farklı bir şey denedim. Kabak çekirdeğini tamamen bırakmak yerine ölçülü yemeye karar verdim. Küçük bir kase koydum önüme ve “bu kadar” dedim.
İlk başta zor geldi. Elim otomatik olarak tekrar tekrar uzandı ama durdurdum kendimi.
O an içimde küçük bir umut filizlendi. Belki de çözüm tamamen bırakmak değil, dengeyi öğrenmekti.
Günlüğüme şöyle yazdım:
“Bugün kabak çekirdeğini kontrol ettim. Bu küçük bir zafer gibi hissettirdi. Belki de kilo vermek sadece yemekle ilgili değildir, kendimi yönetmekle ilgilidir.”
—
Kabak çekirdeği kilo verdirir mi? Aslında soru daha derin
Bir süre sonra şunu anlamaya başladım: İnsanlar çoğu zaman tek bir yiyeceğe odaklanıyor ama asıl mesele yaşam tarzı.
Kabak çekirdeği kilo verdirir mi sorusu bile aslında başka bir şeyin maskesiymiş gibi geliyor bana şimdi. Çünkü ben o soruyu sorarken aslında şunu soruyordum:
“Ben neden kendimi kontrol etmekte zorlanıyorum?”
Bu farkındalık biraz sert geldi. Ama büyümek bazen böyle bir şeydi.
—
Kırılma anı
Bir gece yine aynı sahne vardı. Koltuk, televizyon, kabak çekirdeği.
Ama bu kez farklı bir şey oldu. Elimi kasenin içine uzattım ve durdum. Birkaç saniye sadece baktım.
O an içimde bir ses yükseldi:
“Gerçekten mutlu musun?”
Cevap veremedim. Çünkü değildim.
O kaseyi kapattım. Mutfak dolabına koydum. Ve ilk kez o gece kabak çekirdeği yemeden uyudum.
Sabah uyandığımda kendimi hafif hissettim. Fiziksel olarak değil sadece, zihinsel olarak da.
—
Günlüklerde değişen cümleler
Bir hafta sonra defterime şunları yazdım:
“Artık kabak çekirdeği benim düşmanım değil. Ama benim sınavım. Onu kontrol etmeyi öğreniyorum.”
Ve sonra bir başka gün:
“Bugün daha az yedim. Kendime kızmadım. Bu iyi hissettirdi.”
Zamanla “Kabak çekirdeği kilo verdirir mi?” sorusu defterimde daha az görünür oldu. Çünkü artık cevabı biliyordum: Tek başına hiçbir şey mucize yaratmıyordu.
—
Küçük alışkanlıkların büyük etkisi
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu net görüyorum: Kabak çekirdeği sadece bir semboldü.
Benim için:
Kontrolsüzlük
Gece yalnızlığı
Duygusal yeme alışkanlığı
hepsi o küçük kaseye sığmıştı.
Ama aynı zamanda değişim de oradan başladı.
—
Sonunda gelen sessiz kabul
Bugün hâlâ kabak çekirdeği yiyorum. Ama artık farklı.
Bir kase koyuyorum önüme ve orada bitiyor.
Kendime kızmıyorum. Abartmıyorum. Sadece dengede kalmaya çalışıyorum.
Ve artık “kabak çekirdeği kilo verdirir mi?” diye sormuyorum.
Onun yerine şunu soruyorum:
“Bugün kendime ne kadar sadık kaldım?”
Bu soru daha zor ama daha gerçek.
Kayseri’nin soğuk geceleri hâlâ aynı. Ama içimdeki rüzgâr artık eskisi kadar sert değil.
Şunları da İnceleyin: Kabak tadı vermeye başladı deyiminin anlamı nedir ?